Sayfalar

5 Ocak 2024 Cuma

Burjuvazinin tazminatlı mülksüzleştirilmesi

Friedrich Engels 1894 yılında Neue Zeit dergisi'nin 10. sayısında yayınlanan Fransa’da ve Almanya’da köylü sorunu başlıklı yazısında büyük toprak sahipleri ve burjuvazinin mülksüzleştirilmesinin nasıl yapılabileceği konusunda görüşünü açıklamaktaydı. 

Engels’in bu yazısında aynı yılın Eylül ayında Nantes Kongresi'nde kabul edilen Fransız İşçi Partisi’nin programına yönelik eleştiriler yer almaktaydı. Fransız İşçi Partisi’nin söz konusu Program’ında kapitalist üretimin yıkıma uğrattığı küçük mülk sahiplerinin korunmasına yönelik önlemler yer alıyordu. Bu önlemlerle ilgili olarak Engels, o gün sadece görünüşte öyle olan küçük köylü mülkiyetini gerçekliğe dönüştürmeye, dolayısıyla küçük toprak kiracısından bir mülk sahibi yapmaya ve borç içindeki mülk sahibinin borçlarını ödemeye sosyalistlerin hedefi gözüyle bakılmaması gerektiğini belirtmekteydi. (1)

Friedrich Engels 


Feodaliteye karşı olan sınıflar arasında işbirliği

Engels bu yazısında Fransız sosyalist işçi partisinin ortak düşman olan toprak feodalitesine karşı tarımsal üretimin bütün unsurlarını, çeşitli sıfatlarla ulusal toprağı değerlendiren bütün faaliyetleri aynı mücadele içinde birleştirilmesi düşüncesine de eleştirel yaklaşıldığı görülmektedir. Engels bu eleştirisinde Parti içinde kapitalist ya da orta köylü ya da orta burjuva çıkar guruplarını hoş göremeyeceklerini belirtmiştir. Buradaki görüşüyle Engels, herhangi bir ülkenin işçi partisinin, kendi saflarına büyük ya da orta köylüleri ya da zengin çiftlik kiracıları, hayvan yetiştiricileri ve ulusal toprağı işleten diğer kapitalistleri kabul etmesi gerektiğine açıkça karşı çıkacağını belirtmiştir. Bununla birlikte işçi sınıfının temsilcilerinin, tümü toprak feodalitesinin ortak düşmanları olarak görülen bu gruplarla bazı sorunlarda anlaşılması, belirli amaçlar için belli bir süre onların yanında savaşılması Engels’e göre kabul edilebilirdi. Engels’in burada proletaryanın feodaliteye karşı çıkan kapitalist unsurlarla ortak hedefler için birlikte mücadelesine ilke olarak karşı çıkmadığı, ancak bu konuda örgütsel bağımsızlığın var olmasını koşul olarak öne sürdüğü ve kapitalist unsurların Parti içindeki varlığına hoşgörüyle bakılamayacağını belirttiği görülmektedir. Engels’in feodalizme karşı mücadelede ortak çıkarlar için büyük toprak sahipleri ve burjuvazi ile işbirliğinin, onların işçi partisi safları içine alınmaması koşuluyla kabul edileceğini, kapitalizmin emperyalizme yeni evrildiği bir dönemde belirtmiş olması önemlidir.   


Engels, işçi sınıfının gerici sınıf iktidarına karşı verdiği siyasal mücadelede orta sınıflarla işbirliğini ilke olarak onaylamaktaydı   


Engels söz konusu yazısında İşçi Partisi’nin küçük köylülerin toplumsal açıdan karşı karşıya kaldıkları ekonomik yıkım süreci ile nasıl bir tutum takınılması gerektiğine ilişkin görüşünü açıklamıştır. Bu yazıda kapitalist gelişme sürecinde küçük köylülerin yanı sıra orta ve büyük köylülerin toplumsal konumlarıyla da ilgili değerlendirmede bulunulmaktaydı. Büyük toprak sahipleri ile ilgili değerlendirmesinde Engels, bu grubun açıkca bir kapitalist işletmeyi temsil ettiğini ve İşçi Partisi iktidara geldiğinde aynı büyük sanayicilerde olduğu gibi, büyük toprak sahiplerini de mülksüzlestirmekten başka yapacak bir şey olmadığını belirtmiştir. Ancak Engels’in kapitalist işletme durumunda olan büyük toprak sahipliğine yönelik olarak sadece tazminatsız mülksüzleştirmeden söz etmemesi dikkat çekicidir. Engels, kapitalist işletme olarak nitelediği ve büyük sanayicilere benzer şekilde ele aldığı büyük toprak sahiplerinin mülksüzleştirilmesinin tazminatlı ya da tazminatsız olabileceğini belirtmiştir. Engels’in mülksüzleştirme seçeneklerden hangisinin uygulanacağının ise kendilerine değil iktidara geldikleri koşullara ve de özellikle, büyük toprak sahibi beylerin takınacakları tutuma bağlı olacağını belirtmekteydi.      


Engels’e göre tazminatlı mülksüzleştirmenin her durumda kabul edilemez olduğunu hiçbir şekilde düşünmemişlerdi


Engels bu yazısında kapitalist bir işletme olarak ele aldığı büyük toprak sahiplerinin mülksüzleştirimesi sürecinde bir tazminatın her durumda kabul edilemez olduğunu hiç bir şekilde düşünmediklerini belirtmiştir. Kapitalizmin henüz emperyalizm aşamasına yeni evrildiği biri dönemde Marksizmin orta sınıfların mülksüzleştirilmesine yönelik olarak tazminatlı mülksüzleştirme yönteminden söz edilmiş olması önemlidir. Üstelik Engels bunu sadece kendisinin görüşü olarak değil, Marks’a da göndermede bulunarak, sayısını bilmediği bir çok kez Marks’ın kendisine büyük toprak sahipleri ve sanayiciler çetesinden kurtarmalık ödeyerek kurtulmanın çok daha az pahalıya malolacağını söylediğini aktararak belirtmiştir. Diğer taraftan Marks’ın büyük toprak sahipleri ve sanayicilerin mülksüzleştirilmesinde onlara tazminat ödenebileceği görüşünü onayladığı sonucuna ulaşmak için Engels’in aktarımlarının dışında da bulgular bulunuyor. 

Marks’ta sosyalizme barışçıl geçiş düşüncesi

Marks’ın 1870’li yıllarda dönemin sorunlarından biri olan işçi sınıfının politik iktidarını nasıl oluşturabileceği konusunda birçok tartışma yürüttüğü bilinmektedir.  Bu konuda 3 Temmuz 1871’de New York’taki The World gazetesine yaptığı bir açıklamada Marks, amaca barışçı ajitasyonla daha çabuk ve daha güvenli bir biçimde erişilebilecek bir yerde, ayaklanmanın bir budalalık olacağını belirtmişti. (2) 1871 yılında Enternasyonal’in Londra Konferansı’nda yaptığı konuşmada ise işçi sınıfının barışçıl yoldan ya da zora dayalı olarak iktidarını kurması konusunda şöyle demekteydi: “Hükümetlere şunu bildirmeliyiz: sizin, proletaryaya karşı yönelmiş silahlı güç olduğunuzu biliyoruz; biz size karşı, olanaklı göründüğü zaman barışçı yollardan, zorunlu olduğu zaman silah kullanarak davranacağız.” Marks 1872 Amsterdam mitinginde yaptığı konuşmada da çağın koşullarına göre sosyalizme barışçı geçişin kendisine göre olanaklı göründüğü ülkelerin olabileceğinden söz etmekteydi. Benzer şekilde 1978 yılında sosyalistlere karşı Alman yasası konusunda Marks, İngiltere ya da Birleşik Devletlerde işçi sınıfının Parlemento ya da Kongre’de çoğunluğu elde ederse, gelişmesine engel olan yasa ve kurumları yasal yoldan ortadan kaldırabileceğini, ancak bu barışçı hareketin, işlerin eski gidişinden çıkar sağlayanların başkaldırmasıyla zora dayanan bir harekete dönüşebileceğini belirtmekteydi. (2)


Mao Zedung’un burjuvazinin bir bölümünün sosyalizmin kuruluşuna katılmasının sağlanabileceği tezinin, Marks ve Engels’in görüşleriyle uyumlu olmadığı iddiası belgelenebilir değildir

Gerek Engels’in büyük toprak sahipleriyle burjuvazinin tazminatlı mülksüzleştirilmesinin her durumda kabul edilemez olduğunu hiç düşünmediklerini belirtmesi, gerekse de Marks’ın bazı durumlarda kapitalizmden sosyalizme barışçı geçişin olanaklı olabileceği şeklindeki yaklaşımı,  kapitalizmden sosyalizme geçişte burjuvazinin bir bölümünün tazminatlı mülksüzleştirilmesinin olanaklı olduğu tezini desteklemektedir. Çin Komünist Partisi’nin 1949 yılında Çin’de iktidara gelmesinden sonra burjuvazinin bir bölümünün sosyalizmin kuruluşuna katılmasının sağlanabileceği görüşü Marks ve Engels’in tezleriyle uyumluydu. Mao Zedung tarafından savunulan söz konusu tezin Marksizme aykırı olduğu iddiası ise belgelenebilir nitelikte değildir. Marks, kapitalizmden sosyalizme geçiş sürecindeki siyasal mücadelenin sınıflar arasındaki uzlaşmaz karşıtlığa dayandığını düşünmüyor muydu da, bazı durumlarda sosyalizme barışçıl geçişin olanaklı olabileceğinden söz etmişti?    

Kaynaklar:

1. Friedrich Engels. Fransa’da ve Almanya’da köylü sorunu. (Ek-4) İçinde: Köylüler Savaşı. Çev: Okay Gönensin, Payel yayınları, 2. Basım. 1978, s: 176-200. Not: Bu makale 15-22 Kasım 1894'te yazılmış ve ilk olarak Neue Zeit dergis'inin 10. sayısında (1894-1895) yayımlanmıştı.

2. Aktaran: Georges Cogniot. Çağdaşımız Karl Marx. Bilimsel Sosyalizm yayınları, 1975, s: 149 - 151.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder